Evet ben geldim... Bence hoş geldim...
Şu bloga girmek için neler çektiğimi bir ben bilirim bir de Deniz... Kaç saattir önce kaydolamadım bir türlü, sonra da aptal blogger göstermedi davetimi! Delirmek üzereydim zira bir yandan da Laura Marling dinlemekteydim... Tamam kadın güzel müzik yapıyor ama insan sinirden delirmek üzereyekn mıy mıy şarkı söyleyen insanlar dinlememeliymiş onu anladım... Ayrıca bu nasıl bir cümleydi böyle?? Bu durumda bizi bir nebze rahatlatsın diye o muhteşem zenci sesini dinliyoruz ki kendilerini sizler Macy Gray olarak tanımaktasınız... Ve ben bugün kendimden hiç beklemediğim bir cesaretle hayatımda ilk defa yazdığım bir şeyi kamuya sundum ki şu anda burda olma nedenlerimden biridir herhalde... Tabii başka nedenleri de var burda olmamın... Yazma isteği yeşerdi içimde... Hep bu "Bitmeyecek Öykü"nün yüzünden... Çok süper bir kitap olduğu için değil de ben uzun zamandır "gereksiz" olmayan bir kitap okumayı beceremediğimden olsa gerek... Uzun zaman kitap okumadan sonra üst üste de iki tane "gereksiz" kitap(burdan Dostoyevski'yi kınıyorum) okuduktan sonra ben iyice adam gibi bir kitaba acıkmışım sanırım... Onu da bulunca yazmaya döndüm hemen... Ve bütün bunları artık açıkladığıma göre yazmaya da başlayabilirim sanırım...
Ben yine saçma bir insan olmaya başladım bu aralar... Evet yaptım bunu... Ki bunu direk olarak "rumuz"umdan da anlayabiliriz sanırım... Spiffleşmeye başladım yavaşt
an... Spiff denen karakterden de bahsetmek lazım sanırım biraz bu noktada... Calvin & Hobbes okuyanlar bilirler ki Spiff dediğimiz bu karakter Calvin arkadaşımızın; ki kendilerinin oyuncak kaplanının yalnızlarken canlandığını düşünen altı yaşında bir çocuk olduğu gerçeğini göz önünde bulunduracak olursak bu çok normaldir; zor durumlarında kendini hayal ettiği biçimidir... Bir uzay kaşifidir bu karakter ayrıca da ve evet ben sanırım hep "deneme" dilinde yazacağım... Bu da okulun kötü yönlerinden biri olsa gerek...
an... Spiff denen karakterden de bahsetmek lazım sanırım biraz bu noktada... Calvin & Hobbes okuyanlar bilirler ki Spiff dediğimiz bu karakter Calvin arkadaşımızın; ki kendilerinin oyuncak kaplanının yalnızlarken canlandığını düşünen altı yaşında bir çocuk olduğu gerçeğini göz önünde bulunduracak olursak bu çok normaldir; zor durumlarında kendini hayal ettiği biçimidir... Bir uzay kaşifidir bu karakter ayrıca da ve evet ben sanırım hep "deneme" dilinde yazacağım... Bu da okulun kötü yönlerinden biri olsa gerek... Bir de artık İngilizce kelime kullanmamaya karar verdim çünkü çok fazla İngilizce kelime kullanmaya başladım sanırım... Artık İngilizce düşünmeye başladım işin kötüsü bir de... Çok fena... Hatta yukarıda da yaptım bunu... İngilizce düşündüm ve tam Türkçesini bulamadım gibi... Tırnak içine aldım bu durumda da...
Ayrıca bu blog sanırım önümüzdeki bir ay boyunca her gece benim yazılarıma ev sahipliği yapacak çünkü içimi dökecek bir şey aramakla kalmayıp sabaha kadar da bazı insanların MSN'e gelmesini beklediğim için bol bol vaktim var...
Şunu da paylaşmak isterim ki; "Time Of My Life", "I Thought I'd See You Again", "I Try", ve "When I See You" oldukça dinlenmesi gereken şarkılardır... Hem de Macy Gray'in sesi diyorum ve başka bir şey demeye gerek olduğunu düşünmüyorum... Ama yine de düşünen varsa şöyle diyorum; "when i saw you i wanna love you all over the place"... Çok tatlı bir söz bence kendileri...
Bu yazımı sonlandırmaya karar verdim ben çünkü sigara içmeye gidiyorum... Tabi burada sorulacak asıl soru şu; "sanki sigara içerken bu burda duramıyor mu?"... Cevap vermek gerekirse okuyucuya yazık olduğunu ve çok uzatmamam gerektiğini söylüyorum... Sağlıcakla kalmalarını diliyorum...
1 comments:
yalnzlarken sanki fiil gibi.yalnızlamak.bunu sözlüğe katıyorum ben.
Post a Comment