CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

Wednesday, May 14, 2008

biyethiyovıns

Yukarda görmüş olduğunuz garip şey Kebire Hanım'ım Bethoven'ı telaffuz biçimi. Kebire Hanım ise bizim "ingilizce öğretmenimiz". Tam da Ahmet Bey'in bakonlarına(bacon),sıtidıntslarına(students) alıştık derken kendisi Cem Bey ile kanka olup GP başkan yardımcısı olmaya karar verdi. İşte bundan sonra devreye "Bayan K" girdi.

Ukalalık ediyorum evet ama insanın ingilizce öğretmeninden daha fazla ingilizce bilmesi oldukça ilginç. Üstelik 3 yılı ikinci dil olmak üzere sadece 6 yıldır ingilizce görüyorken. Kendisinin 25 yıllık öğretmen olduğunu düşünürsek kamera şakası olduğunu düşünmüyor değilim.

Derslerde Bayan K hintli ve texas kovboyu karışımı aksanıyla ingilizce metinleri ısrarla türkçeye benzeterek okumaya bayılıyor. Albuquerqe gibi karmaşık ve anlamsız kelimeleri ise aa.... dedikten sonra okumamayı tercih ediyor. Aslında öğrencilere boşlukları doldurup ingilizcelerini geliştirmeleri için oldukça güzel bir fırsat. Üniversite ile ilgili bir metin okuduktan sonra tabiki "kitapta yazan" üniversitenin size yararları nedir sorusunu soruyor bize. Kitapta yazan cümlelerden birkaçını tıpatıp duyup memnuniyet belirttikten sonra sıra yıldızkıza geliyor. Yıldızkız metinde belirtilmemesine rağmen üniversite ve gelecek konusunu açıklamaya çalışırken yüzüne boş bir ifadeyle bakıyor ve "yünivıırssitey helpz aıs mieeyk niüv fireyndz" diye ekliyor. Ne yapacağını şaşıran yıldızkıza da sevimli bir bilmemek değil öğrenmemek ayıp bebeyim bakışı attıktan sonra pek sevdiği kitabına dönüyor.

Bayan K bu muhteşem özelliklerinin yanısıra oldukça dengeli ve otoriter bir bayan. Dersin ortasında durup dururken susun laaaagyn diye bağırması bütün öğrencilerini ve yan sınıflardaki ve üst kattaki öğrencileri motive ediyor. Her ders sonunda da aminler, allah nasip ederseler, allah ömür verirseler eşliğinde bir sonraki derste kitaptan okuyacağımız bölümü söylüyor.

Aynı zamanda kendisi oldukça dürüst ve güvenilir biri. Her dersin başına sevgili Bay A'nın ders işleyişini, okulu son 2 ay kala bırakışını, dönem ödevlerini okumayışını kesinlikle adaletli bir biçimde anlatıyor. Ardından "ben burda olmayan kişi hakkında konuşmam, bu ona söz hakkı verir, bu dedikodudur asla yapmam" demeyi de ihmal etmiyor tabiki. Bütün kalbimle eminim ki akşam eve gidince derste söylediklerini Bay A'ya mail atıyor.

İşin en garip kısmı Bayan K bana kuvvetli bir sevgiyle bağlı. Dersinde kitap(hayır ders kitabı değil) okuduğum için mutlu oluyor. Okula gitmediğim günler hasta oldum diye çok endişelenip ertesi gün mutlaka kontrol ediyor. Sınıfta sadece benim adımı öğrenip diğerlerini Yıldızkız'ın sağındaki,üç sıra arkasındaki,çaprazındaki olarak tanımlamayı tercih ediyor

ps: İnsanları ve siyasi partileri rencide etmemek(!) adına kısaltmalar kullandım. Anlamadıysanız sorun değil (evet sorun)

Selam olsun sana eğitim sistemi
halo auf videzeyn

0 comments: